Kategori arşivi: ANNE & ÇOCUK

Anne, çocuk, bebek, yenidoğan bebek, çocuk eğitimi, hamilelik, doğum. bebek bakım konularında bilgi bulabileceğiniz kategorimiz.

DOKTOR İKİZ DEDİ BAKIN KAÇ BEBEK TAŞIYOR

 23 Yaşındaki genç kadın hayatının şokunu yaşıyor.

Doktor ikizlerin olacak dedi.

Tüm hazırlıklarını yaptı.

Tesadüf eseri öğrendikleri karşısında şok oldu.

 

Aleksandra Kinova, ülkenin doğal yolla beşiz bebeklere hamile kalan ilk kadını olmanın heyecanını yaşıyor.

İlk önce ikiz bebek sahibi olacağını duyunca şaşıran 23 yaşındaki Kinova, Prag’da başka bir kontrolde aslında karnında beşiz bebek taşıdığını öğrendiğinde hayatının şokunu yaşadı.
Çek medyasının geniş yer verdiği genç anne adayı, hayatının en heyecanlı günlerini yaşadığını anlattı. “Geçtiğimiz aya kadar ikiz doğuracağımı sanıyordum” diyen Kinova, ultrasonda beşinci bebeği gördüklerinde ağlamaya başladığını söyledi.
Beşiz bebek taşımasına rağmen rahat bir hamilelik geçirdiğini ifade eden Kinova, Pazar günü sezaryen doğum yapacak.
Uzmanlar, doğal yoldan beşiz bebek sahibi olmanın birkaç milyonda bir ihtimal olduğunu belirtiyor.

NASIL SÜPER ANNE OLUNUR

Çocuğunuzla nasıl bir ilişkiniz var ? gün içinde iletişiminizde zaman zaman eksiklik hissettiğiniz oluyor mu? Çocuğunuzu yetiştirmek için nelere dikkat ediyorsunuz ? Çocuğunuzu yetiştiriken dikkat etmeniz gereken hususlar konusunda dikkatinizi çekmek istedik.

1. Sorumlulukları paylaşın

Çocuğunuzla ilgilenirken anne ve baba olarak yan yana olun. Çocuğunuza anne ve  baba olarak verilen kararların ortak, kesin ve net olduğunu hissettirin .Çocuklar genellikle anneleriyle vakit geçirirler ve bu nedenle babalarına karşı zamanla otoritelerini kaybetmeye başlarlar.

Evde babadan izin vermesi, yasakları annenin koyması ve gece uyurken annenin çocuğa eşlik etmesi çocuğun ebeveynlere olan ilgisini azaltacaktır.

2. İyi bir dinleyici olun

Çocuğunuza okuldan geldiğinde  gün içerisinde neler yaptığını mutlaka sorun . Çocuklar, düşüncelerini anne ve babalarına rahatlıkla açıklayabilirlerse, kişilik açısından daha çabuk gelişirler.

3. Hoşgörülü bir anne olun

Esnek olabilecek konularda katı olmamaya çalışın.  Yapması ve yapmaması gereken davranışları güzel bir dille açıklama yaparak anlatmalısınız. Katı kurallar, çocuğu sizden uzaklaştırır ve hırçınlaştırır.

4. Saygıyı yitirmeyin

Eşiniz ile çocuğunuzun yanında tartışmayın. Yüksek sesle çözülen tartışmalar çocuğun sosyal hayatta kavgacı ve problemli bir yetişkin olmasına ortam hazırlar.

5. TV süresini kısaltın

Çocuğunuzu televizyondan uzak tutun. Fazla televizyon seyretmek çocuğunuzu sizden uzaklaştırı. Birlikte aktivitelere katılın.

EVLADI İÇİN ÖLÜME ATLADI

ORDU’nun Perşembe İlçesi’nde 26 yaşındaki Aylin Özbek, dört katlı binanın en üst katındaki evinin penceresinden düşen 2 yaşındaki oğlu Aras Özbek’i yakalamak için peşinden atladı. Yaralanarak hastaneye kaldırılan Aras’ın hayati tehlikesi devam ederken, anne Aylin Özbek tedavisinin ardından taburcu edildi.
Olay, Perşembe İlçesi’nin Söğütaltı Mahallesi’nde bu sabah meydana geldi. Binanın en üst katında oturan 2 çocuk annesi Aylin Özbek, açık olan pencereden bakarken bir anda aşağıya sarkan oğlu Aras’ın pencereden düştüğünü görünce, panikle yakalamak için peşinden atladı. Çığlıklar atarak beton zemine düşen Aylin Özbek ve oğlu Aras yaralandı.
Anne oğlunun çığlıklarını duyarak evlerinden dışarıya çıkan komşuları ve çevredeki vatandaşlar, hemen 112’yi arayarak ambulans istedi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin buradaki ilk müdahalesinin ardından minik Aras Özbek Ordu Devlet Hastanesi’ne annesi Aylin Özbek ise Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Sağlık durumu ciddiyetini koruyan Aras Özbek’in tedavisinin yoğun bakım ünitesinde devam ettiğini söyleyen Ordu Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Erkan Kılıç, “Çocuğun kafatasında ve bir ayağında kırık mevcut. Göğüs ve akciğerinde zedelenme var. Bilinci şuan açık, ancak durumu ciddiyetini koruyor” dedi.
Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan anne Aylin Özbek’in durumunun ise iyi olduğu ve yapılan tedavisinin ardından taburcu edildiği belirtildi..

YOK BÖYLE İDDİA

Adana’ da yaşanayn Çelikünal Öyle bir iddiada bulundu ki

Duyanlar bu iddiaya inanmakta zorluk çekti.

İşte şaşırtan iddianın ayrıntıları

Adana’da 14 yaşında evlenen Serap Çelikünal, 36 yaşına kadar 22 yılda 38 çocuk dünyaya getirdiğini, 5 kez de beşiz hamile kaldığını ancak bebekleri aldırmak zorunda kaldığını ileri sürdü

22-yilda-38-cocuk-dogurdu-30112-4gAdanalı 42 yaşındaki Serap Çelikünal, 14 yaşındayken taksicilik yapan Nihat Çelikünal (43) ileevlendi. 15 yaşında ilk bebeğini dünyaya getirdiğini söyleyen Çelikünal, çoğu insan çocuğahasret kalırken kendisinin ikiz, üçüz, dördüz bebekler dünyaya getirdiğini ifade etti. 14 yaşından 36 yaşına kadar 38 çocuk dünyaya getirdiğini, 5 kez de beşiz hamile kaldığını ancak sağlığı nedeniyle gebeliği sonlandırmak zorunda kaldığını anlatan Çelikünal, “36 yaşıma kadar 22 yılda 5 kez tek, 5 kez ikiz, 1 kez üçüz, 5 kez ise dördüz bebek dünyaya getirdim. Özellikle üçüz ve dördüz bebeklerim yaşamadı. Dördüz dünyaya getirdiğim bebeklerden sadece 2 tanesi yaşıyor. 22 yılda dünyaya getirdiğim 38 bebekten 10’u yaşıyor, 28’i hayatta yok” diye konuştu.

Doktora gittiğinde çoğul gebeliğin genetik olduğunu söylediğini belirten Çelikünal, “Zaten bizim ailemizde ikiz çok. Kayınbabam ikiz, benim ailemde de ikiz çok. Ancak benim gibi dördüz, beşiz doğum yapan hiç yok” dedi.

Çelikünal, bu kadar çocuğa bakmak ve çoklu hamile kalmanın kendisi için çok zor olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Adana depreminde evimiz yıkıldı, daha sonra ev aradığımızda çok çocuklu olduğumuz için kimseev vermek istemedi, günlerce sokakta kaldım. Yağmur yağdı, soğuk oldu, ben çocuklarımın üzerine battaniye örttüm, kendim soğukta, yağmurda bekledim. Hem susuz hem aç kaldığım günler oldu. Bu kadar çok çocuk doğurduğumu söyleyince bunun mucize olduğunu söylüyorlar.Allah’ın bir hikmeti, hamile kaldığım zaman çoklu gebe oluyorum.”

Serap Çelikünal, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için başvurmak istediğini ancak yaptığı doğumların ve kürtajların resmi belgesini almakta güçlük çektiğini söyledi.

TOMBİŞLERİ NASIL ZAYIFLATMALI

Bazı annelerin kilo konusunda oldukça büyük endişeleri var. Çocukların hareketsizliğinden şikayet ediyor ve nasıl kilo verdireceklerini merak ediyorlar.

Bunun için ilk önce ‘kilo verme’ fikrini unutmanızı öneriyoruz. Onun yerine çocuğunuzu hareketli bir birey haline getirmek konusuna odaklanın. Zaten kilo kaybı bunun sonucu olarak gelecektir.

Kilo verme konusunda çok fazla baskı uygulamanızın, çocuğunuzun beslenme alışkanlıklarında bozulmaya ve ileride egzersizlere karşı nefret etmeye iteceğini unutmayın.

Hareketsizliğin sebebi nedir?
Aslında çocukların büyük kısmı oldukça hareketlidir. Bıraksa nız bütün gün koşup oynarlar. Buna karşılık çocukların bir kısmı da televizyon ve bilgisayar oyunları yüzünden sürekli oturma halindedirler. Bu durumun belli sebepleri vardır:
*Ne görürlerse onu yaparlar. Eğer anne ve babalar egzersiz yapmıyor ve hareketsiz bir hayat sürüyorlarsa, çocuklar da aynı düzeni taklit ederler.

*Bazı çocuklar yapı olarak hantaldır. Bu tip çocuklar okumayı, TV seyretmeyi tercih ederler.

Çocuğu aktif hale getirmenin yolları

* Ona örnek olun. Daha aktif ve dışarıda geçen bir yaşam sürmeye çalışın.
* Oyun gibi egzersiz yapın. Engelli bir pist yaratın.
* Ailece hareketli oyunlar oynayın.
* Akşam yemekleri sonrası beraber yürüyüşe çıkın.
* Müzikli ve eğlenceli bir tarzda ‘evde egzersiz’ programları uygulamaya başlayın.
* Çocuğunuzun seveceği aktiviteyi bulmaya çalışın. (Futbol, yüzme, tenis, bale vs.)

Çocuğunuzun kendine güvenini sağlamalısınız. Bunu da ancak başarı elde ederek sağlayacaklardır. Bunun için oyunlarda belli bir amacın olmasına özen gösterin. Ne kadar başarı elde ederlerse, o kadar heveslenirler ve daha çok oynamak isterler. Daha çok hareket ettikçe de kilo vermeye başlarlar.

Bunun için çocuğunuzun başarılı olabildiği oyunları seçmesinde yardımcı olun. Ancak bırakın yapacakları sporu kendileri seçsinler. Siz sadece yol gösterin.

GÖZLERİNİZE İNANAMAYACAKSINIZ

İnsanın Anne Karnındaki Gelişimini Gün Gün Anlatan 20 Fotoğraf

İsveçli fotoğrafçı Lennart Nilsson bu fotoları çekebilmek için tam 12 yıl uğraşmış. Hareketli kameralar, makro lensler, endoskopi cihazları ve elektron mikroskobu kullanmış. Sonunda da amacına ulaşmış. İşte gün gün anne karnında yaşam.

1. Milyonlarca Sperm Arasında Birinci Gelen İşte Bu

24626_m

2. Yolunu Buluyor

24627_m

3. 5-6. Gün

24628_m

4. 8. Gün

24629_m

5. Embriyo İçinde Beyin Oluşmaya Başlıyor

24630_m

6. 24. Gün

24631_m

7. 4. Hafta

24632_m

8. 4.5 Hafta

24633_m

9. 5. Hafta. Yüz Yavaştan Şekilleniyor

24634_m

10. 40. Gün

24635_m

11. 8. Hafta

24636_m

12. 10. Hafta

24637_m

13. 16. Hafta. Hareketlenmeye Başladı

24638_m

14. 18. Hafta

24639_m

15. 19. Hafta

24640_m

16. 20. Hafta

24641_m

17. 24. Hafta

24642_m

18. 26. Hafta. Yeri Artık Dar Geliyor

24643_m

19. 7. Ay

24644_m

20. 9. Ay. Artık Eli Kulağında

24645_m

700 YILLIK YÖNTEM ÇİN TAKVİMİ İLE CİNSİYET BELİRLEME

HAMİLELİKTE CİNSEL YAŞAM

Hamilelikte cinsel yaşam nasıl olmalı?

Gebelik sırasında anne adayında yaşanan fiziksel ve ruhsal değişimlerden dolayı cinsel istek de ister istemez etkileniyor. Bu etkileşim, gebeliğin bazı dönemlerinde azalırken bazı dönemlerde artış gösterebiliyor.

Hamilelik döneminde kilo alma, çatlaklar, şişlikler gibi bazı değişimler anne adayında ruhsal çöküntüye neden olabiliyor. Hamilelikte cinsel yaşamın nasıl olması gerektiğini yazdık!

Hamilelik ve cinsel yaşam

Önceden sağlıklı bir cinsel yaşamı olan kadınlar gebelik döneminde cinselliklerini aynen yaşamaya devam edebilirler. Hatta genital organlara giden kan akımının gebelikte artması çoğu kadının orgazmı bu dönemde daha da güçlü yaşamasını sağlayabilir.

Normal bir cinsel ilişki esnasında ve özellikle orgazm oluştuğunda rahimde kısa süreli kasılmalar meydana gelir. Bu kasılmalar gebe olmayan ya da gebeliğin ilk aylarında olan kadın tarafından genellikle hissedilmez. Ancak rahimin büyümesiyle özellikle ikinci üç aylık döneminden itibaren bu kasılmalar anne adayı tarafından belirgin bir şekilde hissedilir. Bu rahim kasılmaları esnasında bebeğin hareketleri geçici olarak azalır. Normal seyreden bir gebelikte bu kasılmaların bebeğe herhangi bir zararı söz konusu değildir. Kasılmalar bittikten kısa bir süre sonra genellikle bebek hareketleri artmış bir şekilde yeniden başlar. Bu konuda tecrübesi ya da bilgisi olmayan anne adayında kasılmalar ve bebek hareketlerinin azalması endişe kaynağı olabilir.

İSHALİ VE KUSMASI OLAN ÇOCUĞA NE YAPMAK GEREKİR

ÇOCUĞUNUZA  YUDUM YUDUM SIVI TAKVİYESİ YAPIN.

Kusma ve ishal her yaş çocukta sık görülen bir durumdur. Pek çok nedeni olabilir ancak en sık kusma nedeni, sindirim sistemine alınan bir virüs veya gıdalardır. İshal de gıdalardan, enfeksiyondan veya antibiyotik alımından ortaya çıkar.

Kusma  ve ishal ebeveynleri en çok endişelendiren belirtilerdir. Bu endişe ve panikle de size yanlışlar yapabilirler. Örneğin; çocuğun susuz kalacağından korkup hızla bir şeyler içirmeye çalışmak doğru değildir. Evet, sıvı alması gerekiyor ama bunun yavaş yavaş ve yudum yudum olması emilebilmesine olanak sağlayacaktır. Yemek için teklifte bulunmamak en iyisidir.

Kusma ve ishalin altında yatan  ciddi bir neden yoksa çoğu kusma yaklaşık 12 saatte geçecek, çocuk rahatlayacaktır. Yudum yudum vereceğiniz sıvı, su veya doktorunuzun önereceği tuz-şeker karışımı olabilir. Kusma azalınca sıvı verme hızını artırabilirsiniz. Ancak çocuğun susuz kaldığından endişe ediyorsanız, kaybını yerine koyamadığınızı düşünüyorsanız, hemen doktorunuza ulaşmalısınız.

Kusması ve ishali olan çocuk nasıl beslenmeli

Sindirim sistemine aldığımız virüsler, önce kusma ardından ishale yol açarlar. İshalde de çocuğun sıvı kaybını karşılamak çok önemlidir. Eğer yemek istiyorsa barsak hareketlerini hızlandırmayacak muz, şeftali, elma, patates, ekmek, pirinç, yoğurt ( özellikle probiyotik yoğurt ) gibi gıdalar verebilirsiniz. Kusma ve ishal durdurucu ilaçları doktorunuz genellikle önermeyecektir. Çünkü kusma ve ishal vücudun kendini rahatsız eden maddeyi uzaklaştırması için faydalı mekanizmalar olarak kabul edilmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR

ÇOCUKLARDA KEKEMELİK NEDEN OLUR

700 YILLIK YÖNTEM ÇİN TAKVİMİ İLE CİNSİYET BELİRLEME

Bilinen en eski eski cinsiyet belirleme yöntemi Çin Takvimi ‘ dir. Çin takvimi hakkında olumlu ya da olumsuz bir çok yorum yapılmasına rağmen cinsiyet belirlemek için çaba gösteren çiftlerin başvurduğu bir yöntem “çin takvimi” ni birlikte inceliyelim.
Önceki hamileliklerinizin tarihini biliyorsanız karşılaştırabilirsiniz. Karşılaştırma sonuçlarınızı mutlaka bekliyoruz.
cin-takvimi1

Dikkat edilecek hususlar.

  • Mart ayı ve sonrası doğanlar  normal yaşlarına +1 eklemeleri gerekmektedir.
  • Ocak ve şubat ayında doğanlar aşağıda verilen tabloya göre ay, gün ve yıla bakarak belirtilen tarihten büyük iseniz yaşınıza +1 küçük iseniz yaşınıza +2 eklemeniz gerekecektir.

Örnek verecek olursak;

Bu sistem bir çok insanın kafasını karıştırıyor Büyük veya Küçük işlemini matamatik hesabına göre yapın.

  • 1985 Yılında Doğanlar için Mart ve sonrasında doğmuş iseniz istisnasız +1 ekleyecek ve aşağıdaki tarihlere bakmanıza gerek kalmayacak. Aşağıdaki tabloda Şubat 20, 1985 yazıyor 21 Şubat 1985 ve sonrasında doğan birisi 22,23,24,25… +1 Ekleyecek. 19 Şubat ve öncesi ise 18,17,16,15,14… +2 Eklemesi lazım.
  • Başka bir tarihi örnek verelim: 15 Ocak 1982 Doğumlu birisi ne yapması lazım. Aşağıdaki tabloda Ocak 25, 1982 tarihi yazıyor. 15 Sayısı 25 den küçük olduğu için +2 Ekleyecek.

Yukarıdaki tarihi kullanrak başka bir örnek verelim.

  • Bu sefer 30 Ocak 1982 Doğumlu olsun, Aşağıdaki tablodan 1982 Yılına bakıp not alıyor Ocak 25, 1982 yazıyor. 30 Sayısı 25 Den Büyük olduğu için +1 eklemeniz gerekiyor.

cin_yili_baslangic

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
EN ÇOK TERCİH EDİLEN BEBEK İSİMLERİ
TÜRKİYE’DE 4.199.600 KİŞİ BU İSMİ TAŞIYOR, YA SEN ?

HAMİLELİKTE UYULMASI GEREKEN 10 TEMEL KURAL

HAMİLE OLDUĞUNUZU ÖĞRENDİNİZ. GEBELİK  HAYATINIZI NASIL DEĞİŞTİRECEK ? ARTIK DOĞUMA HAZIRLANMAYA BAŞLAMALISINIZ. YAZIMIZDA HAMİLELİĞİNİZ SÜRESİNDE SİZE REHBER OLACAK 10 ALTIN KURALI BULABİLİRSİNİZ.

Tebrikler artık hamilesiniz. Hayatınızı kökten değişitrecek bir dönemece girdiniz. Hormonal, psikolojik ve fizyolojik olarak değişeceğiniz 9 ay sizi bekliyor. Bu değişime ayak uydurmalısınız. Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren dikkat etmeniz gereken 10 altın kural.

1-EGZERSİZ

Hamileliğiniz süresince egzersiz yapmanızın size birçok yararı vardır.Dikkat etmeniz gereken tek şey bu egzersizlerin aşırı yorgunluk oluşturmayacak düzeyde olması. Annenin doğuma  formda girmesi gerekir. Bu nedenle her gün açık ve temiz havada yürümeniz faydalıdır. Uzun ve yorucu yürüyüşlerin anne adaylarına hiç faydası yoktur. Ani ve keskin hareketlerden ve ağır kaldırmaktan kaçınmalısınız.

2-KİLO ALMA

Hamileliğiniz süresince kilonuza çok dikkat etmelisiniz. Hamileliğiniz süresince 9-12,5 kilo alınması normal kabul edilir.

3-İŞ HAYATI

Doktorunuz aksini söylemediği sürece normal işinizi yapabilirsiniz. Ancak yorgunluk veren ve fiziksel aktivite gerektiren işlerde çalışmak erken doğum açısından bir risk faktörüdür.

4-YOLCULUK

Doktorunuza danışarak kısa yolculuklar yapabilirsiniz. Daha uzun yolculuklarda her iki saatte bir kısa bir yürüyüş yapmanız gerekir. Kabin basıncı ayarlı uçaklar ile yapılacak yolculuklarda herhangi bir sakınca yoktur. Emniyet kemerlerinin verebileceği rahatsızlık nedeniyle koltuklarda arkaya yaslanarak oturmanızda yarar vardır.

5-BANYO

Hamileliğiniz süresince ve lohusalıkta banyo yapmanızda sakınca yoktur. Banyo suyunun çok sıcak ve çok soğuk olmamasına dikkat edin. Gebeliğin ileri dönemlerinde banyoda kayma düşme gibi olaylar açısından dikkatli olmalısınız.Hamileliğiniz süresince  yüzmenin herhangi bir sakıncası yoktur.

6-GİYİM

Rahat elbiseler ve kıyafetleri tercih etmelisiniz. Sıkı korse, jartiyer, lastik çorap bağı kullanmayın. Karın duvarı yetersizliği durumunda özel gebelik korseleri kullanabilirsiniz. Uzun topuklu ayakkabılar düşme riskini arttırdığı için düz ve rahat ayakkabılar tercih edin.

7-BAĞIRSAK HAREKETLERİ

Hamileliğiniz süresince bağırsak hareketleriniz düzensiz olabilir ve ileri derecede kabızlık yaşayabilirsiniz. Bu nedenle hamilelik boyunca günde bir defa tuvalete çıkın. Bol bol sebze ve meyve yiyin. Uygun miktarda su içerek ve basit günlük egzersizler yaparak bağırsak hareketlerinizin düzenli olmasını sağlayabilirsiniz.

8-CİNSEL İLİŞKİ

Kanama ve erken doğum riski varsa cinsel ilişkiden kaçının. Gebeliğin son bir ayı cinsel ilişkiye (erken doğum riski oluşturabileceğinden) girmeyin

9-GÖĞÜS VE KARIN BAKIMI

Meme ve karında görülebilecek çatlakları önleyecek kesin kanıtlanmış yöntemler olmamakla birlikte çeşitli kremlerle cilt bakımı yapmanızın hiçbir zararı yoktur. Gebelik süresince aşırı kilo almanız bu çatlakların oluşmasını kolaylaştırır. Kaşınmamaya çalışın. Kaşınmak çatlak oluşmasına neden olur.

10-AĞIZ VE DİŞ BAKIMI

Gebeliğinizin başında tedaviye muhtaç dişleriniz saptanmalı ve tedavi edilmelisiniz. Her yemekten sonra dişlerinizin arasını diş ipi ile temizlemeniz ve dişlerin fırçalanması faydalıdır. Gebeliğin 4. ayından itibaren hormonal etkiyle diş etlerinde büyüme ve hassasiyet meydana gelebilir. Bu durum bazı gebelerde kısa zamanda diş eti iltihabına dönüşebilir. Bir bardak suya bir çay kaşığı tuz ve 7-8 damla limon sıkarak hazırlanan sıvı ile gargara yapılması faydalıdır. Gebelikte dişlere cerrahi girişim yapılabilir. Civalı amalgam kullanılmaması tavsiye edilir.

ANNE ADAYLARI İÇİN OKUNMASI GEREKEN DİĞER KONULAR

NASIL SÜPER ANNE OLUNUR

ÇOCUKLARDA KEKEMELİK NEDEN OLUR

Çocuklarda kekemelik neden olur?

Kekemelik tedavisi olan bir konuşma bozukluğudur. Peki aileler kekemelik sorunu olan çocuğa nasıl davranmalı?

Çocuklarda neden kekeme olur?

Çocuğunuzun kekeme mi ?Nasıl anlarsınız?

Kekemelik nasıl geçer?

Kekemeliği  olan çocuklara özel eğitim verilmeli mi?

Anne babalar kekeleyen çocuğa nasıl davranmalı ?

Tüm bu sorularınızı uzmanımıza sorduk. İşte cevaplar

Kekemelik konuşma bozukluklarından biridir, çocuk yaşlarda ortaya çıkabiliyor. Çocuklarımızın, seslerde, hece ve sözcüklerde uzatmalar yapması, sözcükleri tekrarlaması veya konuşurken duraklaması kekemelik olarak tanımlanıyor.

Psikolog Fatih Bilal, anne babalara kekemelikle ilgili merak ettiklerimizi açıklıyor:

Kekemelik nedir?

Kekemelik kişinin konuşmasında gerek akıcılık, gerekse zamanlama açısından kendi yaşına uygun şekilde bir bozukluğun olmasıdır.

Genelde, kekemelik 2-7 yaş arasında fark edilebiliyor. Ama ortalama olarak 5 yaştan küçük çocuklarda fark edilmeye başlanıyor. Kekemelik konuşmanın başlamasında, sürdürülmesinde bir problem yaratır. Yani çocuk konuşmaya başlayamaz ya da başladığında bunu sürdüremez. Ünlemler, kesilmeler söz konusu olabilir.

Fizyolojik bir rahatsızlıktan dolayı yani konuşmanın gerçekleştiği ağız bölgesiyle ilgili bir problem nedeniyle de kekemelik söz konusu olabilir.

Ama kekemelik rahatsızlığı olanlar bir şarkı söyleme ya da bir şiir okuma durumunda kekemelik sergilemiyorlarsa, kekemelikte fizyolojik bir durum söz konusu değil diyebiliriz.

Ancak, ruhsal rahatsızlıklar, örneğin bir stres, kaygı gibi durumlarda tabii kekemelik ortaya çıkabilir ya da varsa da bu yoğunluğu artabilir. Bu faktörlerin ortadan kalması kişinin rahatlamasına neden olur. Bu da bu tür konuşma bozukluklarını ortadan kaldırabilir.

Özellikle, anne baba tutumlarının değişmesi, çocuktan üst düzey bir beklentinin olmaması ya da çocuğu bu konuda rahat bırakmak kekemeliğin ortadan kalkmasına yardımcı olur.

Kekemelik türleri nelerdir?

Kekemelikte kişi söylemek istediği sözcüğe başlayamayabilir, başlangıcını yapabilir, o duraksamalar olabilir. Kelimeye başladı örneğin be be-be-be en sonunda n harfini getirerek ben diye tanımlayabilir. Yani kelimeye başlar ama sonradan bir duraksama söz konusu olabilir. Patlama tarzında kelimeler çıkabilir.

Çocuklarda kekemelik hangi sebeplerden olur?

Kekemelik, çocukların psikososyal anlamda sıkıntı veren çevrelerde bulunması, stres ve altında kaygı olması, büyük beklentilerin olması, titiz ve kontrolcü bir çevrede yetişmesi nedeniyle ortaya çıkabilir. Genelde kekemeliği başlatan korku ve strestir.

1,5-2 yaşına dek süren dönemin ardından düşünce gelişimi, konuşma gelişimine göre daha ön planda olduğu için düşüncesini kelimelere aktarması sorun olabilir bu da kekemeliğe yol açabilir.

Kekemeliğin kalıtımsal olduğu kesin değil

Yapılan çalışmalarda anne babası kekeme olan çocukların kekeme olma olasılıkları diğer kişilere göre daha yüksek. Ancak, bu sadece kalıtımdan kaynaklanan bir neden mi, onu tam olarak söyleyemiyoruz. Kekemeliğe yol açan sorun, anne babanın kekeme olduğu bir ortamda konuşmaya başlamak da olabilir.

Çocuklar neden bazen kekeleyip bazen akıcı konuşur?

Çocukların özellikle şiir okurken ve şarkı söylerken belli bir ritmi vardır. Yani şiir okurken ya da şarkıyı söylerken bunu düşünüp söylemez. Belli bir spontanlık olduğu için bu konuda kekemelik gerçekleşmez.

Oyun arkadaşları ile rahat eder. Örneğin, cansız nesnelerle veya hayvanlarla konuşurken yine kekelemez çocuk. Bunun nedeni de muhtemelen korku ve stresin olmayışıdır. Eğer, diğer insanlarla konuşurken ne olacağına ilişkin bir korku durumu ya da stres söz konusuysa yoğun kaygıdan dolayı kekemelik ortaya çıkıyor. Zaten kekemeliğin en önemli kaynağı korku ve yoğun kaygıdır.

Çocuklar, şarkı söylerken söylemek istediğini direk düşünerek söylemiyor, akıcı bir şekilde aklına geliyor. Şarkıları söylerken şarkının içerisinde geçen kelimeleri tek tek düşünmez. Bir akıcılık sağlandığı için daha kolaydır. Şiir okurken de öyle.

Bir de şiir ve şarkıların verdiği bir rahatlık vardır. Bir kere rahat bir şekilde şiir okumuş ya da şarkı söylemişse o stres durumu söz konusu olmuyor. Onun pozitif bir etkisiyle de kekemelik sorunu olan çocuklar şarkı söylerken, şiir okurken kekelemeyebilir.

Çocuklarda kekemelik nasıl tedavi edilir?

Kekemelik fiziksel olabilir. Bu durum belki gerçekten kekemelik değil, fizyolojik, ağız bölgesiyle ilgili bir rahatsızlıktan dolayı ortaya çıkmış olabilir. Ya da çok düşük bir ihtimal nörolojik bir durum kekemeliğe neden olmuş olabilir. Aileler çocuğun konuşmasında bir problem olduğunu fark ettiklerinde bir uzmana, konuşma terapistine, bir psikoloğa başvurulabilir.

Kekemelik çocukluk döneminde daha kolay iyileşir

Kekemeliklerin büyük bir oranı iyileşiyor. Özellikle ergenlik dönemiyle beraber %80 bir iyileşme söz konusu oluyor. Yetişkinlikte ise bu oran daha da azalıyor. Daha çok çocukluk döneminde atlatılabilecek bir durum.

Kekemeliğe neden olan koşullar değiştikçe, kişi diğer insanlarla daha kolay iletişim kurdukça konuşması da düzelecektir. Bu eğitimle de söz konusu oluyor. Kelime haznesi arttıkça kekemelik de iyileşme periyoduna girmiş olacaktır.

Kekeleyen çocuğa nasıl davranmalıyız?

Sabırlı olun: Kekeleyen çocuğun söylediğini düzeltmek doğru değil. Her şeyden önce onu dinlemek gerekiyor, sabırlı olmak gerekiyor. Sözcüklerinin kesilmemesi gerekiyor ya da doğru şu şekilde diye uyarılmaması gerekiyor.

Stresi azaltın: İkinci olarak kekeme olan çocukların anne babası ya da aile ortamı genelde kontrolcü, biraz baskıcı ve otoriter olabilir. Bu ortamda da bazı esnekliklerin söz konusu olmasıyla çocukta stres azalacak, stresi azalmış çocuk da kekelemeyecektir.

Sakın dalga geçmeyin: Çocuk böyle bir durumda kendini değersiz hissedecektir. Bu da yoğun stresini daha da artırabilir. Stresini artması kekemeliği tetikleyip şiddetini de artırabilecektir. Özellikle yakın çevresindeki insanların bu konuda anlayışlı olması, alay edecek ya da dalga geçilecek en ufak bir belirtinin olmaması gerekiyor.

Kekeleyen çocuklar nasıl bir eğitim almalı?

Öncelikli olarak kekemeliği ortaya çıkaran faktörlerin değerlendirilmesi gerekiyor. Aile içinde veya okulda kekemeliği artıracak ya da tetikleyecek bir durum söz konusuysa bunlar ortadan kaldırıldığı zaman zaten kendiliğinden geçecektir.
Çocuğun dinlenmesi, konuşurken sözünün kesilmemesi, onunla alay edilmemesi kekemeliğin önüne geçecektir. Normal derslere tabii ki girebilir girecektir de, bu anlamda bir kısıtlama yok.

Hangi durumlarda uzmana gitmelisiniz?

Çocukta, kekemelikle beraber bazı sıkıntılı durumlar, örneğin bir öğrenme güçlüğü söz konusuysa ya da ekstradan bir zihinsel gerilik söz konusuysa bunlar için özel eğitim alabilir.

Ayrıca, kekemelik çok üst düzeydeyse ve geçmiyorsa, bir konuşma ve dil terapistinden bu anlamda yardım alınabilir.

Psikolog Fatih Bilal

Etiketler:  kekemelik nedir, kekemelik neden olur, çocuklarda kekemelik nedir, çocuklarda kekemelik neden olur, kekemelik nasıl geçer, kekemelik tedavisi nasıl yapılır, çocuğum kekeliyor, çocuğum konuşamıyor, çocuğumun konuşması gecikti, kekemelik geçer mi, çocuklarda kekemelik, kekemeliğin tedavi yöntemleri, kekemelik tedavisi, konuşmak bozukluğu nedir, çocuk gelişimi ve kekemelik, çocuklar ne zaman konuşmaya başlar

YUMUTLAMAYI ARTTIRAN İNCİR KÜRÜ

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Yumurta sayısını arttırmak için Kuru İncir Kürü açıkladı.

Hamile kalmak için yumurta sayısı nasıl arttırabilir.

Bayanlarda yumurta sayısını arttırabilmek için doğal incir kürü tedavisi nasıl yapılır ve faydaları nelerdir açıklanıyor.incir

KURU İNCİR KÜRÜ YAPILIŞI:

9 Adet kuru inciri soğuk su ile güzelce yıkadıktan sonra yarım litre suda 8-9 dakika kaynatın.

Ilıdıktan sonra elde edilen suyun yarısını sabah kahvaltısından sonra, diğer yarısını öğle yemeğinden önce için.

Her gün taze olarak hazırlanmalıdır. Kolaylık olsun diye fazla miktarda hazırlayamayın.

UYGULANIŞI:

Bu kür 20-25 gün uygulanmalıdır.

Hamile misiniz? TIKLAYIN

OJE ‘NİN ÇOCUKLARA ZARARI

Anneler kızlarını bir an önce süslemek için sabırsızlanırlar. Kız çocuklarına renk renk elbiseler giydirmek, tokalar takmak anneler için hep çok eğlenceli olmuştur
Tüm bunlar oldukça masum ve  eğlenceli. Peki ya oje ?

Uzmanlar  6 aydan küçük bebekler için ojenin zararlı olacağının altını çiziyor. Uzmanlar oje içeriğindeki 3 maddeye özellikle dikkat çekiyor.

Oje içeriğinde bulunan 3 zararlı madde!

Bu üç madde; “toksik trio” da denen bu üç tehlikeli madde: toluen, formaldehyde ve dibutyl phthalate.

Toluen; boya, plastik, gazolin, uçak ve ayakkabı yapıştırıcılarının imalatında kullanılıyor. Ojeyi sürerken etinize taşırdığınızda madde derideki gözenekler yoluya vücut sistemimize girdiğinde kan-beyin bariyerini geçerek, sinir ileticileri ile etkileşim içine giriyor.

Vertigo, felç, koma, kavrama yetisinde azalma, körlük gibi merkezi sinir sistemi semptomlarının başlamasına sebep oluyor. Ayrıca karaciğer, böbrek ve kas-iskelet sistemini de etkiliyor. Ayrıca hepatit, aşırı kansızlık, kemik oluşumunun önlenmesine de neden oluyor.

Formaldehyde; genellikle koruyucu olarak kullanılmaktadır. Madde deriyle ve tırnakla temas ettiğinde kontakt dermatit, kabartı ve kimyasal yanıklara neden olmakta. Az miktarına bile maruz kalınması halinde göz, deri ve solunum sistemi tahrişleri, fazlasına maruz kalındığı takdirde ise kalp ritmi düzensizliğine, akciğer şişkinliğine ve hatta ölüme yol açabiliyor.

Son olarak dibutyl phthalate; kokulara, plastiklere ve çözücülere (solvent) konulan yaygın bir maddedir. AB’de yasaklanmış durumda, ancak ABD’de kullanımı devam etmekte. Üreme ve sinir sistemlerinde zehirlenmeye, endokrin hormonlarının bozulmasına ve akciğerlerde tahrişe neden oluyor.

Son zamanlarda üretilen ojelerin bu üç maddeden arındırılmış olduğu söylense bile emin olmadan almamak, çocuklarımıza sürmemek doğru olabilir.

Çocuğunuza oje sürmeden önce, gece boyunca parmağını emebilceğini de hesaba katmak gerekiyor.

MELİS’ DEN MÜJDELİ HABER GELİYOR

 Binlerce insan onun için seferber oldu.Gözyaşlarımız Melis için aktı. Kan örnekleri verildi, kampanyalar düzenlendi. Daha önce ilik bulundu haberi geldi ancak hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Ve işte şimdi o beklenen umutlu, mutlu haber bu kez geldi… Melis’e ilik bulundu.

“ANNESİ ; NE OLUR DUA EDİN”
Çoğun duygular yaşayan anne Sevil Akbaş çok heyecanlı olduğunu söyledi.  Anne Akbaş, “Daha önce Almanya’dan bulunan bağışçının bilgileri paylaşıldığı gerekçesiyle düşmüştü. Ne olur bu kez herkesten rica ediyorum. Çok yüksek ihtimali olan bir duyumu aldık. Sadece dua edin. Herkesin duasını bekliyoruz. Şu an o kadar stres yaptım ki tansiyonum çıktı. Kuvvetli bir ihtimal olduğu duyumunu aldık. Ne olur herkes sadece dua etsin” dedi.

 

 

BEBEK HIRKA VE YELEK MODELLERİ

Kış aylarının gelmesiyle birlikte ip ve şişler tekrar ortaya çıktı. Bebek bekleyen aileler için 2014’ün kolay ve şık hırka ve yelek modellerini sizler için araştırdık. Modelleri kendi istekleriniz doğrultısında geliştirebilirsiniz.

Süslemeler için seçeceğiniz aksesuarlara bebek güvenliği açısından dikkat etmenizi öneriyoruz.

İşte sizlere sunacağımız bebek hırka ve yelek modelleri.

BEBEK PATİK MODELLERİ İÇİN TIKLAYIN

Şimdiden kolay gelsin

 

BEBEK PATİK MODELLERİ İÇİN TIKLAYIN