Kategori arşivi: AŞK & YAŞAM

aşk, ilişkiler, kadın ve erkek ilişkileri, kadın ve erkek ilişkililerindeki hatalar, cinsel hayat, ünlülerin hayatları gibi konuları bulabileceğiniz kategori

DİKKAT..!YAZ SAATİ UYGULAMASI BAŞLIYOR…

 

30 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimler nedeniyle  yaz saati uygulaması bu yıl 1 gün gecikmeli başlayacak. Bakanlar Kurulunun 16 Şubat tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararı doğrultusunda mart ayının son günü  yaz saati uygulamasına geçilecek.

Buna göre, gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bütün yurtta  saatler 31 Mart Pazartesi günü saat 03.00’dan itibaren bir saat ileri alınacak.  Saatler 26 Ekim Pazar günü saat 04.00’dan itibaren de bir saat geri alınacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Bakanlar Kurulu’nun vatandaşların seçim zamanında saat değişikliğinden etkilenmemesini düşünerek böyle bir karar aldığını belirterek, “Belki 1 saatten dolayı herhangi bir partinin oy kaybına sebep olmaksızın bu gerçekleştirilmiş olacak” değerlendirmesinde bulunmuştu.

BU AİLE BUNU NASIL BAŞARDI

133 binde bir ihtimal gerçek oldu

 

İngiltere’nin Cumbria kentinde Emily Scrugham ve Peter Dunn çiftinin dört çocukları da farklı yaşlarda olmalarına rağmen 12 Ocak günü dünyaya geldi.

 

5 yaşındaki oğulları Sam’in ardından ikizleri Brooke ve Nicole’ün de 12 Ocak günü doğmasını mutlulukla karşıladıklarını söyleyen çift, dördüncü çocukları Ryan da bu yıl aynı gün doğunca büyük şaşkınlık yaşadıklarını belirtti.
Bir çiftin dört çocuğunun da aynı gün doğmasının 133 binde bir ihtimal olduğunu söyleyen 22 yaşındaki Scrugham “Bunu elbette planlamamıştık. Aslında doğumların hiç biri 12 Ocak’ta gerçekleşmeyecekti. Bazıları erken geldi, bazıları ise geç kaldı” dedi.

24 yaşındaki baba Peter Dunn ise Daily Mail gazetesine yaptığı açıklamada “Noel’den hemeb sonra çcoukların hepsine aynı gün hediye almak maddi olarak bizi zorlayacak, ama yine de bu tesadüften mutluyuz” dedi.

BEKARLARA SÖYLENMEMESİ GEREKEN CÜMLELER

Evliler bekarları rahat bırakın.İster evlenirler ister bekar kalırlar. Herkes evlenmek zorunda değil, unutmayın. Bekarlık sultanlıktır evet, ama bazı cümleleri tekrar tekrar duymak hiç sevimli değil. İşte bekarların duymaktan bıkıp usandığıcümleler.

  • Hiç yalnız hissetmiyor musun?

  • Nasıl bekar kalabiliyorsun, bravo!

  • Neden hiç evlenmedin?

  • Eee, ne zaman evlilik?

  • Biri var mutlaka tanışmalısın!

  • Bekarlık sultanlık, boşver?

  • E hadi düğününde oynayalım artık!

  • Yalnızlıktan mı gerginsin acaba?

  • Çocuk sahibi olmak istemiyor musun?

  • Mutlaka seni bekleyen biri vardır!

  • Bir gün bunlara güleceksin!

  • Eve kapanma biraz hayata karış!

  • Bir gün mutlaka birini bulursun!

  • Bak biz nekadar mutluyuz !

  • İnterneti denedin mi?

  • Evlenince bugünleri ararsın!

  • Biraz fazla mı seçicisin acaba?

  • Artık yaşın geldi!

  • Yalnız mı yaşlanacaksın?

  • Armutun sapı üzümün çöpü deme artık !

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER HABERLER

 ERKEKLER NEDEN ALDATIR SORUSUNUN CEVABI BULUNDU!!!

DÜNYA BU DEĞİŞİM’ İ KONUŞUYOR

Erkek olarak dünyaya gelen Maltepe’nin yaşamı öğrenci olarak Toronto’ya gittikten sonra oldukça değişti. Dail Mail’in haberine göre, ‘Yanlış vücutta doğdum.

Kendimi hep kadın gibi hissediyordum’ diyen Maltepe, 2009’da Toronto’ya gittiğinde cinsiyet değiştirmenin mümkün oluduğunu gördüğünü söylüyor.

Bir dizi operasyonla cinsiyet değiştiren Amelia Maltepe artık modellik yapıyor, 27 yaşındaki sevgilisi Charles ile birlikte yaşıyor. Sevgilisinin, tanıştıklarında geçmişinden haberinin olmadığını söyleyen Amelia, ‘Ailesiyle de tanıştım. İyi anlaşıyoruz’ diyor.

 

amelia

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

RÜZGAR ERKOÇLAR’ IN SON HALİ

RÜZGAR ERKOÇLAR; FISTIK ATILAN MAYMUNLARA DÖNDÜM

RÜZGAR ÇALIŞIRKEN GÖRÜNTÜLENDİ

RÜZGAR ERKOÇLAR’ IN SON HALİ

HERKES 1 ONA 3

Çin’de tek çocuk politikasını ihlal eden ünlü yönetmen Cang Yimou ve eşi Çın Ting’e 7,48 milyon yüen (yaklaşık 1,23 milyon ABD doları) para cezası verildi.

Çin Merkez Televizyonu CCTV’nin ülkenin güneyindeki Ciangsu eyaletinin Vuşi kenti Sağlık ve Aile Planlama İdaresi’ne dayanarak verdiği haberde, yönetmen Cang ve eşi Çın’a tek çocuk politikasını ihlalden doğan sosyal tazminat tutarına ilişkin tebligat mektubunun yollandığını duyurdu.

Ünlü yönetmen ve eşinin, konuya ilişkin itirazda bulunmadığı durumda söz konusu bedelin 30 gün içerisinde ve tek seferde ilgili kuruma ödenmesi gerektiği belirtildi. Para cezasının zamanında ödenmediği durumda hukuki yollara başvurularak kanunların öngördüğü şekilde tahsil edileceği vurgulandı.

Cang ve Çın çifti resmen 2011 yılında evlenmiş ancak 2001, 2004 ve 2006 senelerinde Pekin’de üç çocuklarının doğduğu ortaya çıkmıştı. Cang, eşinden iki oğlu ve bir kızı olduğunu itiraf etmiş ve Çin’in yasa ve yönetmeliklerine göre soruşturma ve cezayı kabul ettiğini açıklamıştı.

Ünlü yönetmenle ilgili geçen yıl mayıs ayında basında yer alan haberlerde, 4 kadından 7 çocuğu olduğu yönünde iddialar ortaya atılmış ve bu durum kamuoyunda yoğun bir şekilde eleştirilmişti.

Çin’de beyaz perdenin usta isimlerinden Cang Yimou, 2001’de başrolünü Jet Li’nin oynadığı “Hero” filmiyle “Çin sinemasına sınıf atlatan yönetmen” olarak anılmaya başladı. Ülkenin 2008 Pekin Olimpiyatları’nın görkemli açılış törenini de yöneten Cang, son olarak Christian Bale’ın başrol oynadığı “Savaşın Çiçekleri” filmini yönetmişti.

Ülkede yıllardır tartışılan tek çocuk politikası kasım ayında yapılan kongreyle gevşetilmiş ve evli çiftlerden birinin tek çocuğu olması halinde çiftin iki çocuk sahibi olmasına izin verileceği açıklanmıştı.

EVLENDİKTEN SONRA SOYİSİM DEĞİŞTİRMEYE SON

Anayasa Mahkemesi, evli kadının, evlilik öncesi soyadını tek başına kullanabileceğine karar verdi. Evlilik öncesi soyadını kullanmak isteyen bir avukatın bireysel başvurusunu kabul edilebilir bulan Anayasa Mahkemesi, kocanın soyadını kullanma zorunluluğunun Anayasa’nın ” kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı ” başlığını taşıyan 17. maddesinde tanımlanan manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkına yönelik bir müdahale oluşturduğuna hükmetti.

İstanbul Barosuna bağlı avukat olarak çalışan başvurucu, 2005 yılında evlendikten sonra evlilik öncesindeki soyadını kullanmaya devam etti. Yurt dışına çıkış işlemleri nedeniyle nüfus müdürlüğüne başvurarak evlilik öncesi soyadı ve evlilik soyadını beraber içeren kimlik belgesi alan başvurucu, diğer resmi işlemlerini evlilik öncesi soyadı ile yapmaya devam etti. Bu duruma bağlı olarak yaşadığı zorluklar nedeniyle evlilik öncesi soyadının kullanılmasına izin verilmesi talebiyle dava açan başvurucunun açtığı davalar reddedilince Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunarak, hak ihlalinin tespitini istedi. Başvuruda, evlilik öncesi soyadını tek başına kullanmasına engel olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 187. Maddesi nedeniyle cinsel olarak ayrımcılığa maruz tutulduğu ve özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmediği belirtilerek, hak ihlali yapıldığı ve uğranılan manevi zararın tazminine karar verilmesi istendi. Başvurucunun, talebini kabul edilebilir bulun Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlaline” ilişkin kararı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Özel yaşama saygı hakkı alt kategorisinde geçen “özel yaşam” kavramının AİHM tarafından oldukça geniş yorumlandığının belirtildiği kararda, bu kavrama ilişkin tüketici bir tanım yapmaktan özellikle kaçınıldığı vurgulandı. Bir kişiyi diğerlerinden ayıran ve onu bireyselleştiren niteliklerin hukuken tanınması ve bu unsurların güvence altına alınmasının son derece önemli olduğunun belirtildiği kararda, AİHM kararlarına atıfta bulunuldu.

MANEVİ VARLIĞIN KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ HAKKINA MÜDAHALE-

Kararda, bireyin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir unsuru haline gelen, birey olarak kimliğin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri ve vazgeçilmez, devredilmez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkı olan soyadının kişinin manevi varlığı kapsamında olduğunun vurgulandı. Kararda, kişinin cinsiyet, doğum kaydı gibi kimlik bilgileri ve aile bağlarıyla ilgili bilgiler ile bunlarda değişiklik ve düzeltme yapılmasını isteme hakkı bulunduğu kaydedildi. Başvurucunun sadece evlenmeden önceki soyadını kullanmasına yetkili idari ve yargısal merciler tarafından izin verilmemesinin, kişinin kimliğinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri olan soyadının vazgeçilemezlik, devredilemezlik ve kişiye sıkı surette bağlı olma niteliklerinin kadının soyadı bakımından geçerliliğini etkiledi belirtilen kararda, uygulamanın Anayasa’nın “kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlığını taşıyan 17. maddesinde tanımlanan manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkına yönelik bir müdahale oluşturduğu ifade edildi.

İSİM HAKKINA YÖNELİK MÜDAHALE KANUNİLİK ŞARTINI SAĞLAMIYOR-

Hak ve özgürlüklerin yasayla sınırlanması ölçütünün anayasa hukukunda önemli bir yere sahip olduğunun vurgulandığı kararda, başvurucunun evlilik öncesi soyadını kullanması yönündeki talebinin, ilk derece mahkemesince, 4721 sayılı Kanun’da evli kadının kocasının soyadı olmaksızın yalnızca evlenmeden önceki soyadını kullanabileceğine dair bir hüküm bulunmadığı belirtilerek, davalarının reddedildiği anımsatıldı. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası bir andlaşma ile bir kanun hükmünün çatışması halinde, uluslararası andlaşma hükmünün öncelikle uygulanması gerektiğinin anımsatıldığı kararda, AİHS’nin 14. maddesinin cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasakladığı ifade edildi. AİHM’in, kişinin soyadını özel hayat kapsamında değerlendirerek evli kadının kocasının soyadını kullanma zorunluluğunu özel hayata müdahale olarak kabul ettiğinin hatırlatıldığı kararda, “Uluslararası sözleşmelerin, evli erkek ve kadının evlilik sonrasında soyadları bakımından eşit haklara sahip olmasını öngören hükümleri ile evli kadının kocasının soyadını kullanması zorunluluğunu öngören iç hukuk düzenlemelerinin aynı konu hakkında farklı hükümler içermesi nedeniyle, ilgili sözleşmenin hükümlerinin somut uyuşmazlık açısından esas alınması gereken hukuk kuralı olduğu sonucuna varılmakla, başvurucunun manevi varlığı kapsamında güvence altına alınan isim hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığı anlaşılmaktadır” denildi.

ERKEĞİN 1 KEZ KADININ HERGÜN YAPTIĞI ŞEY NEDİR ?

Kadınların günlük hayatta hergün yaptığı şeyleri erkekler ayda hatta yılda bir kez yapıyor. Kadın ve erkeği birbirinden ayıran noktalarda işte bu farklardır. Bizde merak ettik ve sokaklara çıktık.

Kadın erkek farketmeksizin sorumuzu yönelttik. İşte size bazen düşündüren bazende güldüren cevaplar :) Biraz eğlenmekten zarar gelmez…

  • Alışverişe çıkmakwomen
  • Dedikodu Yapmak
  • Traş olmak
  • Yemek yapmak
  • Aynaya Bakmak
  • Söylenmek
  • Temizlik yapmak
  • Trafiği Katletmek
  • Tembellik
  • Eşinden erken uyanmak
  • Diş fırçalamak
  • Su üstüne çıkmak

Daha bir çok cevap verildi ama biz aralarından bunları seçtik soruyu size de soruyoruz nedir cavabınız…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR

ERKEKLER NEDEN ALDATIR SORUSUNUN CEVABI BULUNDU!!!

KADIN VE ERKEK ARASINDAKİ FARKLAR

Kadın ve arkek arasındaki fark daha doğdukları andan başlar. İki cins arasındaki bu farklılıklar çoğu zaman gelgitler yaşanmasına neden olur.

Araştırmalara göre kadın ve erkek arasındaki farkları sizler için derledik.

  •  Saldırganlık:Testesteron hormonu erkekleri saldırgan yapıyor.
  • Ergenlik sivilcesi: Testesteron yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına yol açar.
  • AIDS: AIDS hastalarının %75′i erkek, %25′i kadındır. Kadınların daha az AIDS’e yakalanmasının nedeni hastalığı taşıyan X kromozomundan iki tane bulunmasıdır. Böylece bir kromozom hastalık kapsa bile, diğeri ona baskın gelebilir.
  • Vücut kokusu: Erkeklerin vücut kokusu kadınlardan çok daha güçlüdür.
  • Spor: Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdırlar.
  • Kan: Erkeklerde 4.5, kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır. Toplam olarak erkeklerde 1 santimetreküp kanda 5 milyon alyuvar vardır, bu da kadınlara kıyasla yüzde yirmi fazlalık demektir.
  • Tansiyon :Erkeklerin tansiyonu da kadınlardan yüksektir: 140/88. Bu değer kadınlarda 130/80’dir.
  • Yüzme yeteneği: Kadınlar derilerinin altındaki yağ tabakası nedeniyle daha iyi yüzerler.
  • Vücut ısısı: Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir. Su: Erkek vücudunun yüzde 60-70’i sudan ibarettir. Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.
  • Erkekler intahara daha meyillidir.
  • Ses telleri: Kadınların ses telleri daha kısa olduğundan sesleri daha tizdir.
  • Duyu organları: Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler ışığa karşı daha hassastır. Erkek gözü ayrıntıları daha iyi seçer.
  • Yağ: Erkeklerde kadınlarınkinin yarısı kadar yağ dokusu vardır. Kadınlarda yağ dokusu vücudun yüzde 27’sini oluştururken, bu değer erkeklerde yüzde 15’tir. Kadın vücudunda erkeklerden 3,5 kg daha fazla yağ vardır. Yağ, erkeklerde karın bölgesinde toplanırken kadınlarda daha çok kalça, baldır ve göbekte yoğunlaşır.
  • Saçlar: Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğinki kadar çabuk dökülmez.
  • Kaslar: Erkekler kadınlardan yüzde 50 oranında fazla kas gücüne sahiptir. Buluğ çağında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 misli artar. Erkekler kadınlardan üçte bir oranında daha güçlüdürler.
  • Deri: Erkeklerin toplam 1,8 metrekare, kadınların 1,6 metrekare derileri vardır. Kadını derisi daha ince ve kuru, bu yüzden de daha hassastır. Erkekte ter bezleri ve deri altı yağ bezleri daha fazla olduğundan derisi yağlıdır ve daha çok terler.
  • Akciğerler: Erkeklerin akciğerleri kadınlarınkinden yüzde 50 daha geniş hacme sahiptir.
  •  Yemek: Aynı kilodaki kişilerden, erkekler kadınlardan daha çok yemek ihtiyacı duyarlar; çünkü metabolizmaları daha hızlıdır.
  • Ağlamak: Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar. Genellikle de saat 19.00-22.00 arası.
  • Enerji harcaması: Erkekler hareketsiz halde, vücudun metrekaresi başına ortalama 39,5 kalori yakarlar. Kadınlar ise 37 kalori. Erkeğin günlük kalori ihtiyacı 2700 kalori, kadınınki 2000 kaloridir.
  • Safrakesesi taşı: Kadınların yüzde 20’sinde, erkeklerin yüzde 8’inde safrakesesi taşı oluşur.
  • Kalp atışı: Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar: Dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80’dir.
  • Sıcaklık duyarlılığı: Kadınlar kalın yağ dokuları nedeniyle soğuğa daha dayanıklıdırlar.
  • Yaşlanmak: Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanırlar. 55 yaşındaki bir kadın bedensel gücünün yüzde 90’ına sahiptir. Oysa aynı yaştaki bir erkek gücünün sadece yüzde 70’ine sahiptir. 35 yaşındaki bir erkeğin damar sistemi 50 yaşındaki bir kadınınkine eşdeğerdir. Buna karşılık kadında sadece cilt daha ince olduğundan çabuk yaşlanıp kırışır. Kadınlar yaşlanma olayını psikolojik olarak erkeklerden çok daha kolay kabullenirler.
  • Vücut ölçüleri: Erkek ortalama 175 cm boyunda ve 73,5 kg ağırlığındadır. Göğüs çevresi 98,5cm , beli 80,4cm’dir. Kadın ortalama 160 cm boyunda olup 61,2 kg’dir. Göğüs çevresi 90,1; kalça genişliği 96,5 cm; beli 74,3 cm’dir.
  • Adem elması: Gırtlaktaki adem elması adlı çıkıntı sadece erkeklere hastır.
  • Solunum: Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verir. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynı olup 12 bin litredir.
  • Gelişme: Buluğ çağına kadar kızlar erkeklerden daha hızlı büyürler (10’a 8 oranında). Erkek çocuklar 14-15 yaşları arasında gelişmeye başlarlar ve 20 yaşına kadar bu büyüme gerçekleşebilir. Kız çocukları en hızlı 12-13 yaşları arasında gelişirken 17-18 yaşında bu gelişme durur.
  • Konuşma: Kadınlar iletişim kurmak için günde 20.000 kelime, mimik ve jest kullanırken bu sayı erkeklerde sadece 7.000.

Belki bu yazılarıda okumak istersiniz. İyi eğlenceler…

SEVGİLİNİZ SİZE AŞIK MI? NASIL ANLARSINIZ
ÖFKENİZ İLİŞKİNİZİN SONU OLMASIN
TÜM AŞK VE İLİŞKİLER YAZILARIMIZ OKUYUN


SEVGİLİNİZ SİZE AŞIK MI? NASIL ANLARSINIZ

Hem erkeklerin hem de kadınların en çok şüphe duydukları konular arasında sevgililerinin onları gerçekten sevip sevmediğidir. Sevgiyi ifade etme şeklinin kişiden kişiye değişmesinden dolayı her iki tarafta da oluşan bu şüpheleri ortadan kaldırabilmek için sizlere sevgilinizin aşık olup olmadığını anlayabileceğiniz ip uçları araştırdık. Hazırsanız bekleme yapmadan hemen dikkat etmeniz gerekenlere geçelim.

  • Sevmenin ve sevilmenin sevgililer arasında bir heyecan yarattığı malum. Hissettiğimiz bu heyecanın kaynağı ise Beynimizin salgıladığı mutluluk hormonları ile adrenalinden gelmektedir. Eğer sevgiliniz sizinle birlikteyken bu hormonlardan dolayı onun nabzında artış, kalp atışlarında artış hissediyorsanız onun size karşı sevgi beslediğine dair önemli bir işaret bulmuş olursunuz. Tabii ki tek başına bir işaret bütün bir sevgi hakkında kesin bilgi vermeyecektir ancak diğer maddelerimizle birlikte değerlendirdiğinizde doğru sonuca ulaşabilirsiniz.
  • Bu hormonal hareketliliğin başka bir belirtisi ise avuçlarda gerçekleşen terlemelerdir. El ele tutuştuğunuzda ellerinizin özellikle iç kısımlarının terlediğini farkediyorsanız aşkın tohumları atılmış demektir.
  • Bununla birlikte sevgilinizin günlük yaşamındaki ses tonundan biraz daha farklı bir ses tonuyla konuştuğunu, erkeklerde daha alçak kadınlarda ise daha yüksek ses ile size hitap ettiğini fark ediyorsanız bu da araştırmalara göre aşkın işaretleri arasında sayılmakta.
  • Hormonal olarak bahsettiğimiz bu değişikliklerin aynı zamanda gözler üzerinde de etkisi vardır ve aşık olan çiftlerin birbirlerinin gözlerine bakmalarının nedenlerinden bir tanesi de göz bebeklerinde yaşanan adrenalin kaynaklı büyümenin çekici olmasıdır. Pek çok kişi bunun gerçekten farkına varmamaktadır ancak sevgilinizin çekiciliğini daha da arttıran bu durum ikinizin birbirine bağlanmasına neden olur.
  • Tabii ki aklın yine nerelerde diye suçladığınız sevgilinizi artık suçlamamanız gerekli. Seven ve aşık olan çiftlerin günlük hayatlarında hafıza ile ilgili sorunlar yaşadıkları ve beyin fonksiyonlarında anormallikler meydana geldiği bulunmuştur. Sevgilinizin aklı havadaysa sizi seviyor ihtimali oldukça yüksektir.
  • Aşkın diğer etkileri arasında ise sevdiğiniz kişinin davranışlarını taklit etmek, mütemadiyen yüzde ve vücutta kızarmalar meydana gelmesi ile karın bölgesinden çekilen kanlar nedeniyle karın ağrısı yaşamak vardır. Bu etkilerin de sevgilinizin sizi sevip sevmediğini göstermesi açısından büyük önemi vardır.

İLK BULUŞMA İÇİN İPUÇLARI

İlk defa buluşacak  çiftler için son derece gergin bir ortam oluşur. Ne giyeceğinizden tutunda ne konuşacağınıza kadar herşeyi düşünür düşündükçe sitrese girersiniz.

Bugünkü yazımızda sizlere ilk buluşmada neler konuşabileceğinizle ilgili ip uçları araştırdık.

İlk buluşma için ipuçları

  • Giyeceğiniz kıyafeti aşırı uçlarda seçmeyin.
  • Buluşma mekanı olarak daha önce gittiğiniz ve sakin olan bir mekanı tercih edin.
  • Sessiz kalmayın diyalog kurmaya çalışın.
  • İlk anda elektirik almadıysanız bunu karşı tarafa hissetirmeyin. Bu iki taraf içinde geçirilecek zamanı gerginleştireceklerdir.
  • Hayatı ile ilgili sorular sorun
  • Ortak yönlerinizi bulmaya çalışın
  • Eski ilişkilerden konuşmak yerine gelecekle ilgili planlarını öğrenmeye çalışın

Belki bu yazılarıda okumak istersiniz. İyi eğlenceler…

KADIN VE ERKEK ARASINDAKİ FARKLAR
SEVGİLİNİZ SİZE AŞIK MI? NASIL ANLARSINIZ
ÖFKENİZ İLİŞKİNİZİN SONU OLMASIN
TÜM AŞK VE İLİŞKİLER YAZILARIMIZ OKUYUN


EVLİLİKTE TEHLİKELİ DÖNEMEÇLER

İngiltere’deki saygın hukuk bürolarından Slater&Gordon’ın  evli 2 bin çift ile  yaptığı ankete göre çiftler en mutlu dönemlerini evliliklerinin 3’üncü yılında yaşıyor.

 

1. YIL : Düğün sonrası sarhoşluğuyla geçiyor.

2.YIL : Çiftler birbirlerini daha iyi tanımaya başlıyor

3.YIL : Evlilikte güven ortamı sağlanıyor, çiftler bebek planları yapmaya başlıyor.

4.YIL: Çocuklar, iş ve evin sorumlulukları ağır geldiği için gerginlikler başlıyor

5. YIL:  Zor geçiyor.

7 .YIL:Bu aşamaya gelen çoğu çift ise uzun ve mutlu bir birliktelik yaşıyor.

ÖFKENİZ İLİŞKİNİZİN SONU OLMASIN

Fizik kuramlarına göre zıt kutupların birbirini çektiği her ne kadar doğru olsa da insan ilişkileri söz konusu olduğunda bu tür farklılıklar ve zıtlıklar büyük çatışmalara neden olabilir.  Özellikle kadın erkek ilişkilerinde bu fark daha belirgin olduğundan, bu çatışmaların sıklığı da artar. Çiftlerin bu süreçte öfke kontrolünü sağlayamamaları ilişkide şiddet, ilişki doyumunun düşmesi, ayrılık ve boşanmalar gibi önemli sorunlar yaratabilir.

Öfke kontrolünün sağlanamaması aynı zamanda var olan problemleri daha karmaşıklaştıracağından, başka dinamiklerinde etkisiyle aldatma, aşırı alkol ve sigara tüketimi, çocuğa şiddet, iş performansının azalması gibi farklı sorunlara da zemin hazırlayabilir.

İlişkilerde çatışmalar böylesine sonuçlar yaratmadan öfke kontrolüne başlamak ilişkimiz için çok önemlidir ancak bu kararı almak her zaman kolay olmayabilir. Aşağıda ki maddelere vereceğiniz  bir evet cevabı bile öfke kontrolüne başlamak için yeterlidir.

  • Öfkeniz geçince kendinizi gergin,üzgün,pişman hissettiğiniz oluyor mu?
  • Öfkelendiğinizde bu durum yarım saatten fazla sürüyor mu?
  • Öfkelendiğiniz zaman karşınızdakini kırıcı,küçük düşürücü,aşağılayıcı veya hakaret edici kelimeler kullanıyor musunuz?
  • Öfkeniz geçtikten sonra amacınıza ulaştığınıza inanıyor musunuz, problem çözülüyor mu?
  • Karşınızdakini ittiğiniz veya vurduğunuz oluyor mu?
  • Öfkelendiğiniz zaman duygularınızı içinize atıp sorunları yok saymayı tercih ediyor musunuz?

Belki bu yazılarıda okumak istersiniz. İyi eğlenceler…

KADIN VE ERKEK ARASINDAKİ FARKLAR
SEVGİLİNİZ SİZE AŞIK MI? NASIL ANLARSINIZ
TÜM AŞK VE İLİŞKİLER YAZILARIMIZ OKUYUN


Beyonce 10 kiloyu nasıl verdi

tumblr_lwwgu1K2DQ1qbsuvro1_500
Dreamgirls” filmindeki rolü için yaklaşık 10 kilo veren Beyonce; akağaç şekeri, arnavut biberi ve limon suyundan yapılmış bir karışım içiyor. Sabahları tuzlu su ve akşam da metabolizmasını hızlandıran bir çay içen Beyonce, bu şekilde kilo vermiş. Ama bu diyetle ilgili doktorların tehlikeli olabileceğine dair yaptıkları uyarıları dikkate almak gerek.