oya_bora

NEDEN ORTADAN KAYBOLDULAR

Herkes onları çok seviyordu. En popüler oldukları dönemde birden ortadan kayboldular. Ne televizyonda ne de sahnede göründüler. Öldükleri yönünde söylentiler bile dolaştı…

Uzun zamandır gözlerden uzaktasınız. Bunun özel bir sebebi olmalı…

BORA EBEOĞLU: Tercihimizi kamera önünde olmadan, yine de müziğin içinde kalma yönünde kullandık. Beste, söz ve yorum çalışmalarımızı albüm yapmadan ve televizyon programlarına çıkmadan sürdürüyoruz.

oya

Çok popüler olduğunuz bir dönemde neden bir anda ortadan kayboldunuz?

OYA KÜÇÜMEN: Popülerliği sürdürmek için zoraki bir çaba içinde olmayı kabul etmedik, müzik üretmek bizim için yeterliydi. Popüler olma çabası insanı çoğu zaman müziğin özünden uzaklaştırabiliyor. Biz derin insanlarız, şöhretin suniliklerini ve yüzeyselliklerini yaşayacak insanlar değiliz.

BORA: Şarkılarımızın sevilmesini sevdik fakat popüler olmayı sevmedik. Popüler olduğumuz zamanlarda rahat hareket edemeyişimiz bizi daralttı. Her şeyin belirli kuralları var. Şöhretin size dayattığı kuralları yaşamak istemedik. Çünkü bu kurallara uyduğunuzda hayatınız tehlikeli bir yöne doğru gitmeye başlıyor.

O tehlikeli tarafa gider gibi oldunuz mu?

OYA: Tabii ki ister istemez o yola doğru itiliyorsunuz. İplerin elinden kaçtığını hissediyor, bir çarkın içine giriveriyorsunuz. Daha çok şey almam, daha lüks yaşamam lazım gibi bir kısır döngünün içinde yaşamaya başlıyorsunuz. Biz bunu istemedik. İpleri yeniden elimize alıp kendimize dönmeye karar verdik.

Trafik kazasında öldüler gibi şehir efsaneleri çıktı hakkınızda. Hastalar diye haberler bile yapıldı. Bunları duyduğunuzda ne düşündünüz?

BORA: Yakınlarımız da bu haberleri duyup üzülürler diye endişe duyduk. Benim aklıma annem geldi. Biri anneme böyle bir şey söylerse kadıncağız kalakalır diye hemen evi aradık ve “İyiyiz.” dedik.

OYA: Maalesef yapay gündem oluşturulmaya çalışılıyor. İstemediğiniz halde bunlar başınıza gelebiliyor. Elimizden geldiğince uzak durmaya çalışıyoruz.

Zaman zaman İncesaz ve dizi müziklerinde sesinizi ve isminizi duyduk. Ama Oya-Bora olarak bir albüm yapmadınız. Yeni albüm düşünüyor musunuz?

OYA: Evet bir albüm yapmayı düşünüyoruz. Bana bir albüm hazırlıyoruz. Bu projede Bora olacak ama bu bir Oya-Bora albümü olmayacak. Ersen Serdarlı’nın ve Bora’nın besteleri olacak. Cengiz Onural’dan da bir beste bekliyoruz. Aria grubundaki müzisyenlerle çalışıyoruz. Kasım ayı gibi çıkmasını arzuluyoruz. Bir beklentimiz yok. Amacımız sadece birilerinin kalbine dokunabilmek.

BORA: Ortak bir proje olmasını ben çok isterim. Belki bizi tekrar sahneye ısındırır. Bu sefer Aria’nın ya da İncesaz’ın içinde olduğu birlikte bir proje olabilir. Ayrıca bir sürü vokalli film müziğimiz var. Bu şarkılardan oluşan bir albüm projemiz var.

Peki hayatınızı nasıl kazanıyorsunuz?

OYA: Ben yıllardır seslendirme yapıyorum. Seslendirmeye küçükken İstanbul Radyosu’nda başladım. Bir yol ayrımına gelince ya baba mesleği olan tiyatroyu ya da müziği seçecektim, yumuşak geçiş yaparak ’Küçük Adam Ne Oldu Sana’ ve ’Batı Yakası Hikayesi’ müzikallerinde rol aldım. Halen TRT Çocuk kanalı ve CNBC-e’de yayınlanan dizilerde seslendirme çalışmalarım sürüyor. Çizgi film seslendirmesini çok seviyorum. Yaparken çok yoruluyorum ama bundan asla gocunmuyorum. Hem sevdiğim işi yapmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorum. Hem de çocuklara bir şeyler bırakmanın sevincini. Bunlar kalıcı şeyler diye düşünüyorum.

BORA: Ben de dizi ve film müzikleri yapan Aria grubunda her tür müziği üretip yorumlamaya çalışıyorum. Cengiz Onural ile birlikte değerli müzisyenlerle çalışıyoruz. Kaliteli müzikler yapıp duyurmaya çalışıyoruz.

Şarkılarınız hâlâ dillerde ve hafızalarda. Sizce bu şarkıları bu kadar sevdiren şey neydi?

OYA: Hiçbir ticari kaygı olmadan, plan yapmadan, gerçekten inanarak yaptık o şarkıları ve o kadar popüler olunca da çok şaşırdık doğrusu.

BORA: Kendini ifade etme derdi olan gençlerden hep böyle şarkılar çıkar diye düşünüyorum.

Atv’de yeni başlayan “Seni Bana Yazmışlar” dizisinin müziğinden önce ismini duyan sizi hatırladı. Bu nasıl bir duygu?

OYA: Enteresan bir durum. İnsanlar bizim şarkılarımızı hiç unutmamış. “Seni Bana Yazmışlar” albümüyle aynı adı taşıyan şarkımız bir diziye ilham verdi. İnsanlar yeniden şarkıları mırıldanmaya başladı. Sadece bu diziyle değil daha önce de şarkılarımızı söylediklerine şahit olduk. Şimdilerde internet üzerinden şarkılarımız paylaşılıyor. Bilmeyenler de bu şekilde öğreniyor. Benim bir küskünlük dönemim vardı. Unutun, neden unutmuyorsunuz diyordum. Bunun nedenini biz de tam olarak çözebilmiş değiliz.

Albüm yapmadınız peki sahneye niye mesafelisiniz?

BORA: Popüler olduğumuz dönemde bizi en mutlu eden olaylar konserlerimiz oldu, uzun bir ara verdik, sahnede şarkı söylemeyi ikimiz de çok özledik. İncesaz ile bir konser yaptık ve çok iyi geçti. Konser vermeyi özlediğimizi hissettik. Konser vermek istiyoruz ama seyircilerin karşılarına yeni şarkılarla yeni projelerle çıkmayı düşünüyoruz.

OYA: Konser için bir grubun sürekli hazır olması gerek. Başka bir şehre, ülkeye seyahat etmek gerekiyor. O dönemde başka hiçbir şeyle ilgilenemiyorsunuz. Ama ’En azından yılda bir kez sahneye çıkamaz mısınız?’ diye sorarsanız evet haklısınız. Ancak insan uzaklaşınca sahneye çıkmaktan korkuyor.

Birlikteliğinizi evlilikle taçlandırmaya nasıl karar verdiniz? Evlilik nasıl gidiyor?

BORA: Çok iyi gidiyor. Biz uzun yıllardır beraberiz, 1989 yılından beri. Zaten biz kendimizi hep evli olarak gördük. Ama bir gün bunu resmileştirmek istedik. Nikâhı evimizin salonunda yaptık. Sadece şahitler ve nikâh memuru vardı. Hatta alt komşumuz ne oluyor diye merak edip eve gelmişti.

Çocuk sahibi olmayı düşünüyor musunuz?

OYA: Zamanında iş yoğunluğu nedeniyle düşünmedik, şimdi de imkânsız.

Hep Oya-Bora olarak birlikte anılmaktan sıkıldığınız oldunuz mu?

OYA: Olmadı. Birbirini sevmenin ve bunu göstermenin nasıl bir dezavantajı olur ki? Başkalarının fırsat diye atladığı şeyler sevgimizin karşısında uçtu gitti.

Sizden sonra sizin gibi bir ikili çıkmadı.

OYA: Bizimki başından beri bir ruh birlikteliğiydi. Bunun da bir formülü yok. Keşke olsa da söylesek. Maalesef ülkemizde sanatçılar birlikte çok fazla iş yapamıyor. Çünkü işin içine egolar giriyor. Bu şekilde ruh birlikteliğini yakalayan birileri zamanı gelince çıkar muhakkak.

Kedi beslerken fotoğrafımı çekip inzivada dediler!

Evinizde birçok kedi olduğunu ve Oya Hanım’ın sokak kedilerini bile beslediğini duyduk. Bu sevgi nereden geliyor?

OYA: Allah’ın yarattığı bütün canlıları aynı şefkatle seviyorum, kedileri biraz daha fazla. Hatta bir keresinde parkta kedileri beslerken fotoğraflarımı çekip ’inzivaya çekildi’ diye haber bile yaptılar. Küçüklüğümden beri evimizde kedi, köpek, kuş, kaplumbağa hep birlikte yaşadık. Solucanları bile çok severim. Sivrisinek dahi öldürmem.

BORA: Ben hayvanları çok severdim ama onlarla yaşamayı Oya’dan öğrendim ve çok mutluyum.

Seni bana yazmışlar bir başkaldırıydı

Günümüz popüler müzik dünyasını nasıl değerlendiriyorsunuz. Çoklarının eleştirdiği sıradanlık sizi de rahatsız ediyor mu?

BORA: İnanın bu sıradanlık dediğiniz şey eskiden beri vardı, bizim Seni Bana Yazmışlar albümü de o dönemki sentetik albümlere akustik bir başkaldırıydı.

OYA: Müzik de diğer sanatlar gibi tarihin dinamiklerine bağlı, kolaycılık gençlerde çok sık gördüğüm ve üzüldüğüm bir şey.

Peki şarkıcıların popüler olmak ve sürekli gündemde kalmak için yaptıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

BORA: Kendiliğinden popüler olmak problem değil. Hatta güzel bir şey. Başarı kendiliğinden gelir ve seni popüler yaparsa o zaman onunla baş etmeye çalışırsın. Ama onu yakalamak için başka yönlerden yol bulmaya çalışmak sıkıntı.

OYA: Popüler olmuş insanların sürekli gündemde kalmak için çabalamaları çok ilginç. Benim bunlara içim acıyor. Sevilen bir insanın kendini bu şekilde insanlara sunması çok kötü.

Böyle bir ortamda bulunmak ya da bunun düşüncesi sizi korkutuyor mu?

OYA: Biz her zaman işimizi iyi yapmayı seçeriz, gerisi bizi pek ilgilendirmez.

BORA: Piyasa adı verilen ortamlarda hiçbir zaman var olmadık, o yüzden de bizi korkutmuyor.

Sevdiğimiz işi yaparak para kazanıyoruz, daha ne isteyelim ki!

Birçok kez Eurovision Türkiye elemelerine katıldınız. Günümüzdeki seçimler nasıl?

BORA: Bizi karşılaştıran ve hayatımızın akışını yönlendiren bir olgudur Eurovision, onun için ayrı bir anlamı var. Şu ana kadar iyi temsil edildiğimizi düşünüyoruz. Her sene izliyor ve çok eğleniyoruz.

Gelecek adına hayalleriniz var mı?

BORA: Büyük hayallerim yok. Müzik yaparak hayatımı devam ettirdiğim için şükrediyorum. Bizim ülkemizde böyle yaşamak bile hayallerin en güzeli diyebilirim. Sevdiği işi yaparak para kazanmak…

OYA: İnsanların iş dahi bulamadığı bir devirde sevdiği işi yapması büyük kısmet. İnsan daha ne isteyebilir ki?

Ali Pektaş

michael

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>